Ne ABD örtülü ödenekleri ne Soros finansı ne de AB fonları... Sadece okurlarının satın alabildiği gazete...
Anasayfam yap | 
Künye | 
İletişim | 
Reklam
03 Eylül 2010 Cuma   Güncelleme:11:41:29
Dolar Alış: 1.5054 Satış: 1.5127 Euro Alış: 1.9298 Satış: 1.9391
Yazarlar
 08 Mayıs 2010
Yazı büyütYazı küçült
Behiç KILIÇ
behic@yenicaggazetesi.com.tr

Astsubaylardan mektup var

Bu hafta sonu köşemizi assubay kardeşlerimize tahsis ediyoruz, uzun bir mektup gönderip yayınlanmasını istediler..
Dertliler, kırgınlar!..
Ama vatanseverlikleri görev şevklerinin kırılmasını engelliyor, fedakarca işlerini yapıyorlar.. Uzatmayıp mektuplarına geçelim..
“E.Astsubaylar güçbirliği platformu” imzası ile gönderdikleri satırlar “Biz kimiz?” diye başlıyor..
“Biz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin teknik ve idari kadrosuyuz.” Tankların, uçakların, gemilerin, tüm silah ve sistemlerinin  bakımı, sevk ve idaresi bizim sorumluluğumuzdadır. Uçağa silahı biz yükler, bakımını biz yapar, uçuşa biz hazır eder, pist başına kadar biz getirir, son kontrolünü biz yaparız. Hava Kuvvetleri’nin ilk kuruluş yıllarında Türk Hava Kuvvetleri’nin pilotları, pilotların  hocalarının çoğu astsubaydı. Sonradan kaldırıldı. Günümüzde Hava Kuvvetleri Komutanlığı yapan generaller, öğretmen astsubaylara saygı ile yaklaşırlardı. Tanklar da aynıdır, askeri gemiler de..
Her bölgeden, etnik kökenden, ekonomik ve kültür seviyesinden gelen Mehmetçikleri, belli bir düzen içinde eğitmek, onları bir arada tutmak, sağlıklarından insan ilişkilerine ve askerlik hayatlarından sonraki dönemde hayata hazırlamak da bizim görevimizdir. Bu kadar karmaşık bir toplumu omuz omuza ve kardeşçe bir arada tutmak için neler yaptığımızın sırrını zaman zaman biz bile bilemeyiz. Ordumuzun kahraman Mehmetçiğine en yakın olan biziz. Onlardan birine bir şey olduğunda kendi evladımız gibi içimiz yanar. Şehit düşen bir evladımızın cansız bedenini topraktan ilk biz kaldırırız. İçimizdeki öfkeyi, taşan sabrımızı kontrol etmek bize düşer. Mesleğimizin en zor yanı budur. Yanınızda yaralanmış, umutla gözlerinize bakan bir Mehmetçiğin yaşaması için sadece dua etmekten başka çaremizin olmadığı anlar uykularımızı böler, rüyalarımıza girer..
Bir Mehmetçiğin cansız bedenini anne-babasına teslim ederken, bir yiğit vatan evladının cansız bedenini sevdiklerine teslim ederken küçülüp kaybolmak isteriz. Gözlerimizi kaçıracak yer ararız. Dilimiz damağımız kurur. Gözlerimiz yanar.. Ama gene de dik durmamız gerektiğini biliriz.
Mesai saatimiz yoktur. İş bitince gideriz evimize. Ayda ortalama 5 gün 24 saat esasına göre nöbet tutarız, haftanın bir günü gece eğitimine katılırız. Tatbikatlar, özel görevler bunun dışındadır. Göreve 24 saat hazırız. Görev gerektiğinde zaman kavramı yoktur.
Biz Yunan sınırında, biz Irak sınırında, biz GABAR Dağında, biz Bosna’da, biz Lübnan’dayız. Biz Şemdinli’de, biz Hakkari’deyiz...
Mesai saatimiz yoktur. İş bitince evimize gideriz ve bir kuruş fazla mesai tazminatı alamayız.
Meslek hayatımızın nerdeyse üçte biri nöbette, tatbikatta, gece eğitiminde, özel görevlerde ve evimizden uzakta geçer. Biz eşlerimizin hamileliğini, çocuklarımızın bebekliğini, diploma günlerini, ana-babamızın hastalıklarını görmeyiz. Biz işimizle evliyiz.
Biz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tüm yükünü omuzlarında taşıyan onurlu emekçileri, biz assubaylarız. Biz hiyerarşiye saygılıyız, ne daha fazlasını ne de imtiyaz istiyoruz. Bizler sadece adalet, eşitlik ve insan onuruna saygı istiyoruz.
Ne kimsenin aldığı maaşta, ne flamalı arabalarında, ne eşlerine tahsis edilen sivil plakalı, sivil şoförlü araçlarında, ne saltanatlarında gözümüz var...
Yarın assubayların “istekleri” ile devam edeceğiz..

9569 defa okundu


Yasal Uyarı:
Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeniçağ Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Paylas:
Yazarlar
Ahmet ÜNAL
-Dışa dönük Milliyetçilik!
Anibal GÜLEROĞLU
-‘Machete’ öldürmeye devam ed...
Altemur KILIÇ
-Emretme komutanım!
Arslan BULUT
-Müslüman Kalvinistler ve AKP zulmü
Behiç KILIÇ
-Çakma ülkücülerin referandum şenlikleri!..
Esfender KORKMAZ
-Referandumun içinde ne var? (II)
İsrafil K.KUMBASAR
-'Eskiyi' satışa çıkaran şu 'eskimiş' ülk...
Mustafa ASLAN
-Recebandum oylaması
Özcan YENİÇERİ
-13 Eylül sonrası soruları
Sabahattin ÖNKİBAR
-Kürt kanı diyor, Türk Milleti diyemiyor!
Savaş SÜZAL
-Türk-Amerikan ilişkileri gerçekten kötü,...
Selcan TAŞÇI
-Burun farkıyla yırttılar
Murat TAŞKIN
-Trabzonspor’da birileri kaşınıyor?
Şekip HAZAR
-Vay ‘tatlı su kurnazları’ vay!
Tüm Yazarlarımız