Ne ABD örtülü ödenekleri ne Soros finansı ne de AB fonları... Sadece okurlarının satın alabildiği gazete...
Anasayfam yap | 
Künye | 
İletişim | 
Reklam
03 Eylül 2010 Cuma   Güncelleme:11:41:29
Dolar Alış: 1.5054 Satış: 1.5127 Euro Alış: 1.9298 Satış: 1.9391
Yazarlar
 10 Mayıs 2010
Yazı büyütYazı küçült
Behiç KILIÇ
behic@yenicaggazetesi.com.tr

Astsubayların "şikayet" konuları

Askerlikte “eşitlik” olur mu?!.. Olur!! Mesela eşkıya kurşunu adres sormuyor, asker erinden generaline ölüme eşit yakınlıktadır değil mi?.
Filmlerde görüyoruz, Batı ordularında insani ilişkiler eşit, ordu evlerinde bile sınıf farkı(!) yok..
Astsubayların öyle şikayetleri var ki, çağdaşlıkla uyuşmayan muameleye maruzlar.. Yorumu uzatmayıp yazdıklarının son bölümüne geçelim..
“9. Türkiye Cumhuriyeti bir Hukuk Devletidir. En yüksek makam olan Cumhurbaşkanı’nın hürriyeti bağlayıcı ceza vermeye, yani hapis cezası vermeye yetkisi yoktur. Ancak Ordu’ya yeni katılmış, mesleği hukuk olmayan bir  subayın kendi kararı ile hapis cezası verme yetkisi vardır. İddia makamı ve yargıç aynı kişidir. Olağanüstü durumlarda olağanüstü kararlar alınması gereği elbette ve özellikle de görevi savaşmak olan ordu için kabul edilebilir bir durumdur. Ancak, olağanüstü durumlarda olağanüstü mahkemeler oluşturulması gerekir. İnsan hak ve özgürlükleri olağanüstü durumlar söz konusu edilerek göz ardı edilemez. Kaldı ki hapis cezası yetkisi olağanüstü durumlarda değil, olağan durumlarda ve barış konuşlanması içinde de geçerlidir. AİHM bir astsubayın başvurusu üzerine şahsi hürriyetin sadece mahkemelerce hakim kararı ile  kısıtlanabileceğine hükmederek Türkiye’yi tazminata hükmetmesine rağmen oda hapsi cezası amirlerce verilmeye devam edilmektedir !
10. Askerlikte hiyerarşik yapı gerekli ve hatta zorunludur. Bunu üniforma taşıyan herkes bilir ve kabul eder. Ancak, askeri garnizonlarda eşlerin ve çok acıdır ki çocukların da rütbesi vardır. Karşılıklı insani saygıdan kimsenin rahatsızlık duyması söz konusu değildir. Ancak, senin baban astsubay sen arka sıraya geç.. Benim babam subay ben senden önde oturacağım, burası subayların sosyal tesisi sen astsubay eşi çocuğusun giremezsin, benim eşimin rütbesi seninkinden yüksek hizmet önceliği benim mantığı, ne yazık ki genç beyinlere kardeşlik yerine husumeti, sınıfsal ayrımcılığı yerleştirmektedir. Bu çağdışı düşünce ve tahakküm arzusu terkedilmelidir.
11. Kamu düzeninin işleyişi bellidir. Polisin özlük hakları İçişleri Bakanlığı tarafından takip ve teklif edilir. Öğretmenlerin özlük haklarına ilişkin kanun ve teklifler Milli Eğitim Bakanlığı tarafından takip edilir. Astsubayların da haklarının da Genelkurmay Başkanlığı ve MSB tarafından takip edilmesi gerekir. Ancak hem görevde olan astsubaylara hem de emeklilerine ne yazık ki üvey evlat muamelesi yapılmakta, yukarıda ana hatları ile özetlenen haklara ilişkin hiçbir çalışma yapılmadığı gibi, ne yazık ki meclise kadar gelen teklifler bizzat Genelkurmay tarafından engellenmektedir !
12. Üyelerinin % 60 ’ını oluşturan astsubaylar OYAK ve şirketlerinde denetim ve yönetim kurullarında temsil edilmemektedir. Oysa kendi imkanları ile yüksek lisans doktora yapmış astsubay mevcuttur. OYAK, emekli olanlara birikmiş aidatlarına cüzî  bir nema ödeyerek kurumla ilişiklerini kesmektedir. Aidat miktarı ile orantılı hisse senedi verilmelidir. Bu konuda TEMAD (Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği) tarafından açılan dava maalesef  red edilmiştir. İç Hukuk yolları tüketildiği için konu AİHM’e götürülmüştür..
13. Assubaylar 631 sayılı KHK gereği almaları gereken tazminatları alamamaktadırlar.”
Olumsuzlukların düzeltilmesi dileği ile.

7246 defa okundu


Yasal Uyarı:
Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeniçağ Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Paylas:
Yazarlar
Ahmet ÜNAL
-Dışa dönük Milliyetçilik!
Anibal GÜLEROĞLU
-‘Machete’ öldürmeye devam ed...
Altemur KILIÇ
-Emretme komutanım!
Arslan BULUT
-Müslüman Kalvinistler ve AKP zulmü
Behiç KILIÇ
-Çakma ülkücülerin referandum şenlikleri!..
Esfender KORKMAZ
-Referandumun içinde ne var? (II)
İsrafil K.KUMBASAR
-'Eskiyi' satışa çıkaran şu 'eskimiş' ülk...
Mustafa ASLAN
-Recebandum oylaması
Özcan YENİÇERİ
-13 Eylül sonrası soruları
Sabahattin ÖNKİBAR
-Kürt kanı diyor, Türk Milleti diyemiyor!
Savaş SÜZAL
-Türk-Amerikan ilişkileri gerçekten kötü,...
Selcan TAŞÇI
-Burun farkıyla yırttılar
Murat TAŞKIN
-Trabzonspor’da birileri kaşınıyor?
Şekip HAZAR
-Vay ‘tatlı su kurnazları’ vay!
Tüm Yazarlarımız